24 Ağustos 2017
Eskişehirspor
Eskişehirspor'un Tarihçesi  

Kuruluş Yılları...

Eskişehirspor'un kuruluşu diğer kulüplerin kuruluşuna hiç benzemez. Eskişehirspor'u ne İstanbul takımları ne de İzmir takımlarında olduğu gibi yabancı uyruklular tarafından kurulmamıştır. Ne de Holdinglerin toplamasıyla oluşmuştur. Eskişehirspor Eskişehir'in bağrından çıkmıştır.

1963 yılında Türkiye Akademiler arası futbol şampiyonası düzenlenir. Eskişehir Ticari ilimler Akademisi finalde Ege Üniversitesini 6–0 gibi büyük bir farkla mağlup eder. Maçın bitiminin ardından gözlemci Burhanettin Türker, Kafile Başkanı Nafiz Yazıcıoğlu'nun kulağına şunları söyler. "Madem elinizde böyle bir kadro var niye 2.lige katılmıyorsunuz." 1965 yılında Eskişehirspor kurulur ve başkanlığına Aziz Bolel getirilir. Akademispor'un birçok futbolcusu Eskişehirspor'un formasını giyer. Takımın renkleri Siyah ve Kırmızı olarak belirlenir. Es-Es'in aldığı başarılar nedeniyle daha sonraki 10 yıl boyunca Anadolu'da kurulan tüm takımlar Eskişehirspor'u örnek alırlar. Siyah Kırmızı renkleriyle birlikte. Eskişehirspor'u örnek alan kulüpler 1.ligde başarıdan başarıya koşar.

Eskişehirspor'un bir de lakabı vardır. Ona Kırmızı Şimşekler derler. Es-Es'in renklerini almayanlar lakabını almıştır. Anadolu'daki birçok takımın lakabı şöyledir: Mor Şimşek, Kara Şimşek bu örnekler sürüp gider.

Eskişehirspor'u 1.lige çıkaran futbolculara Federasyon Başkanı Orhan Şeref APAK çeşitli armağanlar verdi. Fotoğrafta Başkan Aziz BOLEL, Nihat, Kamuran, Fethi ve Metin görülüyor.

Eskişehirspor'la birlikte Türkiye'de bir de büyük taraftar oluşmuştu. Taraftar, futbolcu ve yönetim hep birlikteydi

Eskişehirspor'u 1. Lige çıkaran kadro: Antrenör Abdullah Matay, Kaleci Hakkı, Fethi, Nihat, Başkan Aziz Bolel, Mahmut, Metin, Kaptan Mehmet, Genel Kaptan Aydın Begiter, Nafiz Yazıcıoğlu Kamuran, İsmail, Hasan, Ayhan, Muzaffer, Şükrü Kuntasal

Eskişehirspor'un tohumları 1963- 64 sezonunda atıldı. Türkiye Şampiyonu olan Ticari İlimler Akademisi seronomide görülüyor. İsimler tanıdık: Bilgin, Ertuğrul, Ünver, Öncü, Ali, Muammer, Metin, Ayhan, Doğan, Mehmet, Fethi ve Antrenör futbolcu Abdullah Matay 

Gegiç Efsanesi...

Eskişehirspor'u hatırlarken Abdullah Gegiç'i unutmak elbette olmaz. Eskişehirspor Gegiç'in ellerinde büyüdü desek yalan olmaz. "Futbol Profesörü" adı verilen Abdullah Gegiç Eskişehirspor’un Teknik Direktörü olduğu yıllarda bir özveriyle çalışır. Gegiç sadece taktik çalışmalarında değil, her yönüyle futbolun nasıl oynanması gerektiğini öğretirdi.

Eskişehirspor'un antrenmanlarını Şeker sahasında yaptığı yıllarda; Çim sahayı bırakın, balçıksız bir saha bulmanın bile zor olduğu yıllardır. Futbolcuların ilk idmanı sahayı düzeltmek olurdu. Gegiç profesyonel olduğu kadar futbolun 'Hamalıdır'da. Gegiç'in bu çalışkanlığı tüm futbolculara örnek oldu. Eskişehirspor Gegiç ile birlikte Türkiye liglerinin korkulu rüyasıdır. Türkiye ligini Eskişehirspor yıllarca 2.sırada tamamladı. Kimine göre Eskişehirspor için bu büyük bir başarı sayılırken, taraftara göre takımın yeri her zaman birinci sıradaydı. Abdullah Gegiç'li Eskişehirspor Türkiye'ye sığmadı. Avrupa kupalarında ünlü takımları sahalarına gömdüler.

Eskişehirspor Şeker Stadında idmanlarını zor şartlar altında yapardı.  Günümüzde ise formasını teriyle ıslatmadan maçı bitiren futbolculara rastlıyoruz.

Abdullah Gegiç Türk futbolunun örnek insanlarından biriydi. Futbol sahası onun ekmeğiydi. Oda ekmeğine iyi bakardı. Futbolcularına da önce bunu öğretti.

Suları temizleyen futbolcuların işi bununla bitmez. Sırada sahanın düzeltilmesi de vardır. Futbolcular silindirle sahanın zeminini düzeltirler. Tıpkı rakiplerini dümdüz ettikleri gibi.

Altın Yıllar...

Eskişehirspor'un her yılı, her maçı ayrı bir anıdır. Kimi maçların sonunda Eskişehir'e boynu bükük giren futbolcular kimi maçların sonunda omuzlarda taşındılar. Kupalar, şampiyonluklar, Avrupa kupalarındaki başarıların hepsi geldi geçti. Futbolda asıl hedef nedir? Eskişehirspor'un hedefi sadece 1.lige çıkmak mıdır? Eskişehirspor'un "Altın Yılları" dediğimiz yıllardan kalma bir hesabı vardır. Futbolcular istemese bile Siyah Kırmızı renklerin gönüllüleri onları omuzlarda taşımak ister. Adlarına şarkılar yazmak ister.


Eskişehirspor Türkiye 1.ligini üç kez ikinci sırada iki kez de 3.sırada tamamladı. Federasyon kupasını bir kez kazanmasına rağmen 1969–70 sezonu ile 1986–87 yıllarında birer kez de final oynadı. Ancak kupaların birini Göztepe'ye birini de Gençlerbirliği'ne kaptırdı. Es-Es'ler 68–69, 69–70, 71–72 sezonlarında ligi 2. sırada tamamladı. İkinci olan hep Eskişehirspor oldu ama birinciler hep değişti.

Eskişehirspor kendisini Avrupa'ya taşıyan bu kadroyu unutmamalı. Bu futbolcular Es - Es'in adını Avrupa'ya duyurdu. Kazanılan her maçın ardından geceler neşe içinde geçerdi. Başkan ve futbolcular İstanbul'a kafa tutmanın zevkini hep birlikte yaşardı.

Kupalı Yıllar...

Eskişehirspor Türkiye ligi şampiyonluğu hep kıl payı kaçırmasına rağmen bir çok önemli kupayı da müzesine götürmüştür. Federasyon kupasını iki kez finalde kaybeden Eskişehirspor beklenen çıkışını 1970–71 sezonunda yapar. Finale Bursaspor ile birlikte kalan Eskişehirspor ilk maçı deplasmanda 1–0 kaybeder. Eskişehir’de oynanan karşılaşma ise uzun yıllar hafızalardan silinmeyecek niteliktedir. Rövanş karşılaşması Atatürk Stadyumunda oynanır. 27. ve 65. dakikalarda Riva Halil'in attığı iki gol ile Es-Es kupayı müzeye götürür. Aynı yıl Cumhurbaşkanlığı kupasında Es-Es Galatasaray ile karşılaşır. Ankara 19 Mayıs Stadyumunda oynanan maçı Eskişehirspor 3–2 kazanarak sezonu iki kupa ile kapatır.
19 Mayıs Stadında oynanan Cumhurbaşkanlığı tam bir gol düellosu şeklinde geçer. Maçın hemen 5. dakikasında Galatasaray efsanevi golcü Metin Oktay ile 1–0 üstünlük sağlar ve ilk yarı bu sonuç ile kapanır. Es-Es ikinci yarıya hızla başlar. Metin Oktay gibi golcüler Eskişehir'de çoktur. 51. dakikada Fethi skoru eşitler. 64. dakikada ise Fethi Es-Es'i 2–1 öne geçiren golü atar. Maçın bitimine 5 dakika kalmış ve maçın böyle biteceği sanılırken, 85. dakikada sahneye çıkan Gökmen'in attığı golle skor eşitlenir. Ancak kaptan Fethi 88.dakikada Cim Bom'un filelerini bir kez daha havalandırır ve kupayı Eskişehir'e kazandırır. Ancak gönüllerde lig şampiyonluğunu kaçırma hüznü kalmıştır.

Kurulduğu yıl olan 1965 – 1966 sezonunda ikinci ligde mücadele eden Eskişehirspor ara vermeden 1.Lige çıkmıştı. Şampiyonluğu garantileyen futbolcular hep birlikte şeref turu atıyor. En önde ise İsmail, Kaleci Hakkı ve Kamuran görülüyor. 

Kaptan Fethi'nin ellerinde yükselen Cumhurbaşkanlığı Kupası 3 kupanın en büyüğü idi. Eskişehirspor'a sevinç ve mutluluk getirdi. 

Eskişehirspor'un ilk kupalarını alan kadrosu : Kaptan Mehmet, İsmail, Kamuran, Antrenör Abdullah Matay, Mengü, Kaleci Doğan Atmaca, Kaleci Hakkı, Genel Kaptan Aydın Begiter, Metin, Ayhan, İlhan, Fethi.. Futbolcuların önündeki kupalar ise 1. Lig kupası ve Trabzon İdman Ocağını yenerek elde ettikleri Başbakanlık Kupası

Eskişehirspor Anadolu halkının futboldaki isyanıydı. Bu isyan Türkiye'ye sığacak gibi değildi. Eskişehirspor'lu futbolcular Milli Takım'ında değişmez oyuncuları arasında yerini almıştı. Kaptan İsmail, Fethi, Kamuran, Abdurrahman, Ender, Ayhan, Faik, Metin Parlaroğlu Milli takımın değişmez isimleri arasında yer aldılar. Milli takımın maçlarında koca ülkenin insalarının kalbi heyecanla atıyordu. Eskişehirspor'lu taraftarların kalbi ise daha bir başka...

Eskişehirspor'lu futbolcular sadece milli maçlarda değil Avrupa maçlarında da Türkiye'yi en iyi şekilde temsil ettiler. Eskişehirspor'un Sevilla ile oynadığı maçın heyecanını bugün bile hissedenler vardır. Son on dakika atılan iki gol ve tur atlama sevinci. Eskişehirspor Türk futboluna uzun yıllar önderlik yaptı. Eskişehirspor Türk futboluna çok degerli futbolcular kazandırdı.

Sarı Metin olarak tanınan Metin Parlaroğlu Milli formayı genç yaşlarda giydi. Gegiç'in Milli Takım'a gönderdiği futbolculardan olan Abdurrahman'ı unutmak elbette mümkün değil. Fethi ve gol kelimeleri yıllarca birlikte anıldı. İki kez gol kralı olan Fethi'de Milli Takım'ın değişmez ismiydi. Ayhan dönemin film artistlerine benzer şekilde bıyık bırakır, saçını tarardı. O yeşil sahaların jönüydü. Ender Gonca'da Milli Takım'ın değişmez futbolcuları arasındaydı. 

İz Bırakan Kadrolar

Eskişehirspor'un kadrosunda binlerce futbolcu görev yaptı. Sayısız kadrolar teknik adamlar geldi geçti. Ancak sevgiyle anılanlar olduğu gibi, hiç şüphesiz hüzünle hatırlananlar da oldu. Eskişehirspor'un ilk yıllarındaki kadrosu Taşkın, İlhan, B.Burhan, Abdurrahman, Faik, Kamuran, İsmail, Fethi, Nihat, K.Burhan, Şevki, Vahap, Halil sevgiyle anılanlar oldu. Aslında sevginin de ötesinde onları hasretle anıyoruz. Adına besteler yapılmış, şarkılar yazılmış futbolcular nerdedir şimdi?

Gani, Zafer, Burhanettin, Sertaç, Şenol, Güven, Selahattin, Fatih, Burhan, Bülent'li kadro efsane olarak nitelendirilmese de onlar Siyah Kırmızılı renklere gönül verenlerin yüreğinin bir köşesinde hep var olacaklar. Birde hüzünlü hatırladıklarımız vardır. Eskişehirspor'un ve Türkiye futbolunun yıldız futbolcularından olan Sinan'ı unutmak mümkünmüdür. Sinan'ın bedeni toprakta olsa da "O" her gece kentin sokaklarında dolaşır, maçlarda tribünlerdeki yerini alır. "O" asla unutulmaz, unutulmayacaktır. 

Eskişehirspor'un ilk yıllarında Türkiye liglerine ambargo koyan kadrosu kolay kolay hafızalardan silinmez. İsmail'li, Fethi'li, Kamuran'lı kadro hasret ve özlemle anılıyor. 

Eskişehirspor'un son kez 1.Ligde yer alan kadrosunda bugün hiç bir futbolcu bulunmaz. Kimi futbolu bırakmış, kimi ise bambaşka Siyah Kırmızılı formaları giymiştir.

3.Ligden Kurtuluşu...

2.ligde mücadele eden Eskişehirspor 1991–1992 futbol sezonuna şampiyonluk parolası ile başlamıştı. Şampiyonluğun iddialı iki takımı Kocaelispor ve Eskişehirspor'du. Ligler başladı. Haftalar ilerledi. Gazete manşetlerinde "fark 5 puan" "Kocaeli arayı açıyor" derken "Düşüyoruz" haberlerine rastladık. Anadolu'nun takımı bir anda kendini 3.ligde buluverdi. Üçüncü lige düşmeyi sadece Eskişehir değil, Türkiye de hiç bir kent inanmıyordu. Eskişehirspor'un 3.lige düşmesini şaka olarak yorumlayanlar bile vardı. Ancak 3.lig şaka değildi. Hele şaka hiç götürmezdi. Hep birlikte düştük yollara. "Buldan nerde kalır dayı" diye sorduk yollarda. Dinar sahasında inekleri kovaladık. Seydişehir’de yolları kaybettik. Ama yıkılmadık. Zorda olsa 2.lige yeniden ayak bastık.
Kim yüreğinden söküp atabilir ki Eskişehirspor'u. 2.ligde mücadele etse de Es-Es'in yeri 1.ligdir. Lig şampiyonluğudur. Varsın kupalar başkasının olsun Eskişehirspor "gönüllerin" şampiyonudur.

Eskişehirspor Anadolu'nun Bey'idir.

3.Lig kâbusu Eskişehirspor için 1 yıl sürmüştü. Eskişehirspor kendi sahasında oynadığı son maçta Şekerspor’u 3–1 yenerek şampiyonluğu garantilemişti. Acı taraftarlarla sevince dönüyordu.

 1. Lige Yükseliş

1995–96 sezonunda Eskişehirspor'u yeniden 1.lig arenasında görürüz. Eskişehirsporlu taraftarlar kadar birçok Anadolu kenti insanının da arzuladığı bir sonuçtur bu. 1994–95 sezonunda Aydın ARAT Başkanlığında Eskişehirspor iyi bir kadro oluşturur. Candan DUMANLI Teknik Direktör olurken, Zafer, Ahmet yuvaya dönmüş Ali Rıza, Volkan, Metin gibi genç futbolcuların akıllarında sadece Eskişehirspor vardır. Başarılı bir sezon geçiren Eskişehirspor Play Off'u İstanbulspor'un ardından 3.sırada tamamlar. Son maçta İstanbulspor ile kendi sahasında karşılaşan Eskişehirspor rakibiyle berabere kalmış; ancak 1.lige çıkmayı sadece birkaç haftalığına ertelemişti. İstanbul maçının sonunda donup kalan stadyum, Konya'daki eleme maçlarında çözülüp düştüğü yeri yakan alev haline dönmüştü. Eleme maçlarında rakipler birer birer yıkıldı. Yıllar sonra İstanbul çıkartmasının bir benzeri Konya'da yaşandı. Eskişehir yarı yarıya boşaldı. Aydın spor ile oynanan final maçından sonra bu coşkunun 'uzun' yıllar süreceği beklendi. Birinci lig geçen yıllar aksine kısa sürdü. Es-Es çıktığı gibi 2.lige düştü.

Taraftarlar Türkiye'nin neresi olursa olsun "sel olup akmaya, ateş olup yakmaya hazır" yeter ki sonunda 1.lig olsun.

Eskişehirspor'u yıllar sonra 1.Lige çıkaran golü unutmak mümkün değil. Metin'in kafasından filelere giden bu gol Konya'da maçı izleyen binlerce Eskişehirliyi sevince boğmuştu. Futbolcular kente dönüşte krallar gibi karşılandı. 

Eskişehirspor'u 1.Lige taşıyan futbolcular ve teknik heyet bir arada görülüyor. Candan Dumanlı ise gururlu bir teknik adam olarak Play-Off'un sonunda istifa etmiştir. Onun yerinde ise Yılmaz Vural vardır.

Eskişehirspor Efsanesi bugünde aynı coşku ve heyacan içinde devam etmektedir.

Mail Listesi
Derneğimiz ve web sitemiz ile ilgili değişikliklerden haberdar olmak istiyorsanız e-mail adresinizi mail listemize eklemeniz yeterli.


  İzci Sözleri  
 
Hayatta bir kez gittiğinde geri dönmeyen 3 şey vardır: Zaman, sözcükler ve fırsat


İstatistikler
Açıklama Ziyaret Sayfa Gösterimi
Online 7  
Bugün 7 0
Bu ay 7 0
Toplam 395.817 1.359.782
5 Ekim 2005 tarihinden sonraki değerleri göstermektedir.


Anasayfa | Fotoğraf Galerisi | İletişim
Programlama ve Tasarım  Biltek Web Tasarım © 2005