19 Ekim 2017
Simgeleri
Porsuk Nehri  

    Aksu Dağı'nın kuzey yamacından inen Bayatçık Deresi ile Murat Dağı'nın kuzey yamacından inen Kızıltaş Suyu'nun birleşmesiyle doğan Porsuk Çayı (Porsuk Irmağı da denir), Sakarya Irmağı'nın en uzun (448 km) koludur. Kütahya Ovası'ndan geçip Eskişehir kentinin güneybatısında yer alan Porsuk I (1948'de hizmete girmiştir) ve Porsuk II (1971'de hizmete girmiştir) barajları arkasında toplandıktan sonra, Eskişehir Ovası'ndan ve Eskişehir kentinden geçer; Yassıhöyük karşısında Sakarya Irmağı'na ulaşır.

Reklam Alanı
Susamlı Simit  
Reklam Alanı
Met Helvası  
Kalabak Suyu  

Kalabak Suyu, Eskişehir'in 45 km. güneyinde yer alan Türkmen Dağı'nın kuzey yamacındaki Kalabak Köyü yakınlarındaki kaynaklardan toplanmaktadır. 

Kalabak Suyu'nun Tarihçesi

Eskişehir halkı, yirminci asrın başlarına kadar sıcak termal suyunu testilerde soğutarak içmeye çalışırken 1900 yılında Asarcıklı Ali Efendi tarafından şehre 15 km. uzaklıktaki Sarısungur Suyu, Odunpazarı semtine pişmiş toprak künklerle getirilmiş, kapaklı dağıtım yerlerinden, dirhem hesabıyla evlere ve mahalle çeşmelerine dağıtılmıştır. Ancak bu su aşağı mahallelere kadar götürülememiştir. 

Atatürk'ün Talimatı

1930'lu yıllara kadar nüfusu 15 bini geçmeyen şehrin içme suyu ihtiyacı bu şekilde karşılanmıştır. Cumhuriyetin ilanından sonra, Eskişehir'den sık sık geçen Mustafa Kemal Atatürk yine bir seyahatinde, aşağı mahallede bulunan tren garında mola verir. İşte bu mola, Eskişehir'in içme suyu ihtiyacında yeni bir dönemin başlamasına sebep olur. Bir bardak su isteyen Atatürk'e testide soğutulmuş termal suyu sunulur. Değişik bir tadı olan su, Atatürk'ün hoşuna gitmez, Eskişehir'in içme suyu ile ilgili bilgi ister. En kısa süre de içme suyu ihtiyacının karşılanması için orada bulunan dönemin Belediye Başkanı Kâmil Kaplanlı'dan (Kara Kâmil lakaplı) sorunun halledilmesini ister.

Çiğbörek  

Çiğ börek veya özel isim olarak Çiğbörek, Kırım Tatarları arasında adı birleşik olarak: Şırbörek, Şuberek, Çiberek, Çuberek, Çiborek şeklinde adlandırılır. Bu börek Türkiye'nin yerli halkı tarafından Türkiye Türkçesi'nde adlandırılırken yanlış bir anlam kazanarak çiğ börek olmuştur, bu yemek Çiğ Köfte gibi çiğ et ihtiva etmez, ancak et böreğe (içli köfte gibi birçok anadolu yemeğinin tersine) pişirilmeden konur.

Çiğ börek, kıyma, soğan ve baharat karışımının açılmış yufkaya konulup yağda kızartılmasıyla yapılan geleneksel bir Kırım Tatar yemeğidir. Böreğin adı konusunda çeşitli görüşler vardır. Bir görüş "şırbörek" adının pişerken çıkan kızarma sesinden geldiğini öne sürerken, diğer bir görüş de Kıpçak lehçesindeki lezzetli anlamındaki "çi"den geldiğini öne sürer

Bor Madeni  

Eskişehir Bor Mineralleri açısından zengin yataklara sahiptir. Seyitgazi İlçesi Kırka Bucağı Sarıkaya mevkiinde boraks yatakları bulunmaktadır. Önemli boraks mineralleri kolomonit boraks, tinkal ve uleksittir. Suda çözülebilen renksiz, billursu bir maddedir. Isı etkisi ile önce su kaybeder, sonra erir. Eridiği zaman metal oksitlerini çözündürebilir. Boraks: Cam, seramik, lehim ve borik asit üretiminde, jet füze yakıtlarında, ateşe dayanıklı cam mutfak ve laboratuar malzemeleri yapımında, cam elyaf, kimya, ilaç ve kâğıt sanayinde kullanılmaktadır. Bölgemizdeki Bor tuzları rezervi 174.722.103 ton olarak tespit edilmiştir.
 

Lületaşı  

Lületaşı Nedir?

Lületaşı magnezyum ve silisyum esaslı ana kaya parçalarının yerin muhtelif derinliklerindeki başkalaşım katmanları içinde, hidrotermal etkilerle hidratlaşması sonucunda oluşmuştur. Mikroskobik büyüklükteki kristalleri düzensiz biçimde bağlanmıştır. Çok ince gözenekli yumuşak bir dokuya, beyaz ve beyaza yakın tonlarda bir renge sahiptir. Oluşumunu sağlayan reaksiyonlar dolayısıyla, her türlü lületaşı yeraltında ıslak halde bulunur. Lületaşının toprak içindeyken temizliğini, çıkarıldıktan sonra da kolay işlenmesini, gözenekli yapısının tuttuğu bu doğal nem sağlar. Doğrudan veya işlendikten sonra kurutulan lületaşı, kaybettiği nem oranında hafifler ve önemli bir direnç kazanır. Eskişehir ilinin batısında, kuzeydoğusunda ve güneydoğusunda bulunan, sahalarda, yüzeyle 300 metreyi aşan derinlikler arasında, içinde dağınık yumrular halinde lületaşı bulunan başkalaşım katmanlarına rastlanır. Taşı elde edebilmek için yüzeyden itibaren dik inen kuyular kazılır.

Toprak içinde kolayca ayırt edilen başkalaşım katmanlarına ulaşıldığında, bu katmanı takip eden yatay tüneller açılarak lületaşı yumruları aranır. Bazı bölgelerde lületaşı tabakaları yeraltı suları seviyesinden daha aşağıdadır. Buralardan lületaşı çıkarabilmek için önce suyun boşaltılması gerekmektedir. Lületaşı çıkarılmasında büyük ölçüde insan gücünden ve uzun yıllar sonucunda kazanılmış kişisel tecrübelerden ve sezgilerden yararlanılır. Eskişehir yöresi tarihin en eski çağlarından beri insanların yaşaması için çok uygun doğal şartlara sahiptir. Bu uzun geçmişi incelemek için yapılan arkeolojik çalışmalar sırasında, lületaşının yaklaşık beşbin yıl öncesinden bilindiği, daha sonra da değişik amaçlarla kullanıldığı tesbit edilmiştir. Fakat lületaşı tütün içme alışkanlığının yaygınlaşmasından sonra bütün dünyada tanınmıştır.

Çok hafif ve gözenekli olan lületaşı kurutulduktan sonra tekrar neme veya herhangi bir gaza maruz kalırsa bu nemi veya gazı büyük ölçüde emer, tekrar kururken de bu nemin veya gazın içindeki artıkları bünyesinde tutar. Bu temel özelliği dolayısıyla çok uygun bir pipo malzemesi, aynı zamanda pek çok sanayi dalında iyi bir absorban, filtre, yalıtım ve dolgu malzemesidir. Yaklaşık 300 yıldır büyük ölçüde dünyanın en kıymetli pipolarının yapımında kullanılan lületaşı, ilerleyen teknolojiye paralel olarak sanayide vazgeçilmez bir yardımcı madde haline gelmiştir. Başlangıçta tamamı ihraç edilen ham lületaşları Avrupa'da işlenmekteydi. Günümüzde ham lületaşı ihracı önlenmiş ve tamamının, Cumhuriyet döneminde yetişmiş Eskişehir'li ustalar tarafından işlenmesi sağlanmıştır. Zarif narin yapısıyla tamamen özgün bir malzeme olan lületaşının artık sadece tütün için araçları değil, kullanım ve estetik değeri yüksek yepyeni eserler de üretilmektedir.

Lületaşı İşlemeciliği

Yeraltından çıkarılan lületaşı bünyesindeki nemi kaybetmediği sürece kolay olarak işlenebilir. Lületaşı işlemeciliği, yetenek, tecrübe ve sabırlı bir çalışma gerektiren zor fakat zevkli bir el işçiliğidir. Özel olarak biçimlendirilmiş bıçaklarla lületaşı üzerinde her türlü işleme yapılabilir.

Genellikle ustaların kendilerince hazırlanan bu bıçakların ve benzeri araçların sayısı bazen elliye yaklaşır. Uzun süreli çalışmalarda nemini kaybederek sertleşen taş suya batırılarak yeniden yumuşatılabilir. Taşın doğal biçimine en uygun modelinin seçilmesi işletmede esastır. Böylece, taşın mümkün olan en az fireyle değerlendirilmesi sağlanır.

Mail Listesi
Derneğimiz ve web sitemiz ile ilgili değişikliklerden haberdar olmak istiyorsanız e-mail adresinizi mail listemize eklemeniz yeterli.


  İzci Sözleri  
 
İnsan dilinin altında gizlidir


İstatistikler
Açıklama Ziyaret Sayfa Gösterimi
Online 7  
Bugün 7 0
Bu ay 7 0
Toplam 395.817 1.359.782
5 Ekim 2005 tarihinden sonraki değerleri göstermektedir.


Anasayfa | Fotoğraf Galerisi | İletişim
Programlama ve Tasarım  Biltek Web Tasarım © 2005